Alzheimer

Alzheimer Hastalığı yaygın bir hastalıktır ve sıklığı yaşla birlikte artar. Alzheimer Hastalığı genellikle 60 yaşından sonra başlar. 65 yaş üstündeki erkek ve kadınlarda yaklaşık %5 oranında görülür. Görülme sıklığı 65 yaşından sonra her 5 yılda bir iki katına çıkarak 85 yaşında bu oran %35'lere ulaşır. Dünya'da yaklaşık 20-25 milyon Alzheimer hastası olduğu düşünülmektedir ve 2050 yılında Alzheimer hastalarının sayısının 4 katına çıkacağı tahmin edilmektedir.

Alzheimer Hastalığı, bellekte ve öğrenme, konuşma, akıl yürütme, yargılama, iletişim ve günlük yaşam etkinliklerini sürdürme yetilerinde kademeli olarak yıkıma ve davranışlarda değişikliklere yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Alzheimer Hastalığı, halk arasında "bunama" diye adlandırılan demansın en sık nedenidir.


Alzheimer Hastalığı adını, Alman doktor Alois Alzheimer'den almıştır. Dr. Alzheimer 1906 yılında Tübingen'de düzenlenen Güneybatı Alman Psikiyatristler Konferansında ilk kez bir demans vakasının sunulduğu çok çarpıcı bir ders vermiştir. Dr. Alzheimer bu konferansta Auguste D adlı 51 yaşındaki kadın hastasını sunmuştur. Dr. Alzheimer ilk muayene sırasında bu hastada, ilerleyici zihinsel bozukluklar (hafıza, kavrama, konuşma ve yön bulma bozukluğu), işitsel halüsinasyonlar, hezeyanlar ve belirgin davranış bozuklukları saptamıştır. Daha sonra bu hastayı 1906 yılında ölene kadar yaklaşık 5 yıl boyunca izlemiştir. Hastanın ölümünden sonra yapılan otopside beyinde anormal kümeleşmeler (günümüzde amiloid plaklar olarak adlandırılmaktadır) ve lif yumakları (nörofibriler yumaklar) saptamıştır. Bugün beyindeki bu yumaklar ve plaklar Alzheimer Hastalığının beyinde oluşturduğu ana değişiklikler olarak kabul edilmektedir.


Bilim insanları daha sonraları Alzheimer hastalarının beyinlerinde başka değişiklikler de saptamıştır. Beynin, bellek ve diğer zihinsel yetiler açısından büyük önem taşıyan bölgelerindeki sinir hücreleri ölmekte ve sinir hücreleri arasındaki bağlantılar bozulmaktadır. Ayrıca sinir hücreleri arasında mesajları taşıyan bazı kimyasal maddelerin düzeyleri de azalmaktadır.


Alzheimer Hastalığı günümüzde milyonlarca kişiyi etkilemektedir. Alzheimer Hastalığının yaşlanmanın normal bir sonucu olmadığının bilinmesi çok önemlidir. Çünkü, hastalığı ortadan kaldıran bir tedavi olmamakla birlikte, hastalığın belirtilerini azaltabilen ve hastanın yaşam kalitesini iyileştirebilen tedaviler bulunmaktadır.


10 BELİRTİSİ

       1- Bellek kaybı:

Yakın geçmişteki bilgileri ve olayları unutmak demansın (halk arasında bunama olarak adlandırılır) en sık karşılaşılan sebebi olan Alzheimer Hastalığı'nın en önemli bulgularından birisidir. Hasta giderek daha sık unutmaya başlar ve daha sonra bunları hatırlayamaz.

        2- Günlük yaşam işlevlerini yerine getirmede güçlük çekme:

Hastalar çoğunlukla günlük işlerini planlamada ve tamamlamada zorluk çekerler. Yemek pişirme, telefonla konuşma yada giysi seçme gibi belirli basamakları olan işlerde giderek sorunlar yaşamaya başlarlar.

        3- Konuşma güçlükleri:

Alzheimer hastaları kelime bulmakta zorluk çekebilirler, konuşurken takılabilirler, kelimeler yerine tanımlar kullanabilirler, örneğin diş fırçasının adını hatırlayamayıp, yerine "ağzım için kullandığım şu şey" diyebilirler. Bunun sonucunda söylediklerini yada yazdıklarını anlamak güçleşir.

        4- Zamanı ve mekânları karıştırma:

Alzheimer hastaları günü, ayı, mevsimi karıştırabilir, evinin çevresi gibi bildik tanıdık yerlerde kaybolabilir, nerede olduğunu unutabilir veya orada ne işi olduğunu hatırlayamayabilirler.

        5- Değerlendirme ve karar vermede güçlük çekme:

Alzheimer hastaları uygunsuz şekilde giyinebilirler, örneğin, sıcak bir havada kat kat elbise giyme yada soğukta ince bir kıyafetle dolaşma gibi. Para kavramı, paranın alım gücü, paraları tanıma bozulabilir, gereksiz alışverişler ortaya çıkabilir.

        6- Soyut düşünme becerisinde güçlük çekme:

Alzheimer hastaları karmaşık zihinsel işleri gerçekleştirirken olağandışı güçlükler yaşayabilirler.

        7- Eşyaları yanlış yerlere koyma:

Alzheimer hastaları eşyaları olağan dışı yerlere koyabilir: örneğin, ütüyü buzdolabına yada saatini şeker kavanozuna. Ayrıca, sıklıkla da eşyalarını koydukları yeri unuturlar.

        8- Ruh hali yada davranış değişiklikleri:

Alzheimer hastalarının ruh halleri, görünürde geçerli bir neden yokken ani değişimler gösterebilir, örneğin aniden ve orantısız bir şekilde sinirlenebilirler, çabuk ağlama yada içine kapanma, hayaller yada yanlış algılamalar görülebilir.

        9- Kişilik değişiklikleri:

Hastaların kişiliklerinde çarpıcı değişiklikler ortaya çıkabilir, aşırı derecede kuşkucu, korkak yada bir aile bireyine bağımlı hale gelebilirler.

        10- Sorumluluktan kaçınma:

Alzheimer hastaları çok pasif hale gelebilir, televizyonun karşısında saatlerce oturabilir, fazla uyuyabilir yada olağan işlerini yapmak istemez hale gelebilirler.

Bireyin kendisi yada yakınları tarafından bu 10 belirtiden bir veya birkaçı fark edildiğinde, zaman geçirmeden bir nörolog veya psikiyatriste başvurulması, hastalığın erken tanısı açısından önemlidir.


BAKIM ÖNERİLERİ 

Hasta bakımı birçok zorluğu birlikte getirir. On yıldan uzun sürebilen yavaş ve önceden kestirilemeyen kötüleşme hızı yaşlı yakınının sabırlı, anlayışlı, sevecen ve çoğunlukla da yaratıcı olmasını gerektirir. Bakımın en önemli yönlerinden biri Alzheimer hastasının halen hoşlanmakta olduğu şeylere odaklanmaktır. Hafıza kayıpları ve davranış problemlerinin etkilerini azaltmaya yönelik yolların öğrenilmesi, hastalığın güçlükler yaratan bazı yönlerinden kaçınılmasına yardımcı olur.

Alzheimer hastaları arasında belirtiler ve hastalığın ilerleme hızı farklılık gösterir. Bu nedenle, bakım teknikleri her hastanın durumuna göre uygulanmalıdır. Hasta bakımı konusunda, uyarlanabilecek bazı ipuçları şunlardır:

        • Hatırlatıcı araçların kullanılması:

Hatırlatıcı araçların kullanılması hastanın bağımsızlığını sürdürmesine yardımcı olabilir. Günlük etkinliklerin, aranabilecek telefon numaralarının ve bir fincan çay yapmak yada telefon etmek gibi basit işlerin nasıl yapılabileceğine ilişkin talimatların yazıldığı bir liste hazırlanabilir.

        • Düzen kurulması:

Huzurlu ve istikrarlı bir yaşam ortamının oluşturulması davranışsal sorunları azaltır. Yeni durumlar, gürültü, kalabalık, hatırlamaya zorlanmak yada zor bir işin yapılmasının istenmesi hastada huzursuzluk yaratabilir. Hastanın huzursuzluğu arttıkça, açıkça düşünebilme yetisi de bozulacaktır.

        • Ev dışında amaçsızca gezinmenin izlenmesi:

Amaçsızca gezinme sık karşılaşılan bir sorundur. Telefon numarasının da yer aldığı "Evi Ara" yazan bir cep kartı yararlı olabilir. Bazı uzmanlar hastanın, bakımı üstlenen kişiler tarafından uzun günlük yürüyüşlere çıkarılmasının amaçsızca gezinmeyi azalttığına inanmaktadır.

        • Gece yatma düzeni oluşturulması:

Davranışlar genellikle geceleri kötüleşir. Konuşma ve gürültülerinden uzak bir yatma düzeni oluşturulması önemlidir. Yön bulma bozukluklarını önlemek için gece lambası yakılması yararlıdır. Gün içinde kafein alımının sınırlanması, şekerlemelerin azaltılması ve egzersiz yapılması gece ortaya çıkan huzursuzlukları azaltabilir.

        • İletişimin geliştirilmesi:

Alzheimer hastasıyla konuşurken görebileceği bir yerde durmak ve dikkatini çekmek için koluna yada omzuna dokunmak yararlı olacaktır. Hastayla basit cümleler kullanarak yavaş bir tempoda konuşulmalıdır ve hasta yanıt vermeye zorlanmamalıdır. Bir seferde tek bir şey söylenmelidir. Bir şey söylerken jestler ve nesneleri göstermek gibi ipuçları kullanılmalıdır. Sorular sormaktan ve zor seçimler yapmaya zorlamaktan kaçınılmalıdır.

        • Güvenli bir ortam yaratılması:

Yaşadığı ortam güvenli ve bildik bir hale getirilmelidir. Düzensizlikten kaçınmak ve düşmeleri önlemek için, mobilyalar hep aynı yerde tutulmalı. İlaçlar, kesici maddeler, zehirli maddeler, tehlikeli araçların durduğu dolaplar kilitli tutulmalıdır. Elektrik çarpmasını önlemek için elektrikli aletler banyoda tutulmamalı, yanıkları engellemek için su ısıtıcıları gibi aletler ortada bırakılmamalı ve düşmeleri önlemek için sürekli gezindiği bölgelerde tutamak monte etmek gereklidir.

        • Egzersize teşvik edilmesi:

Alzheimer hastalarında egzersiz birçok yarar sağlar. Egzersiz, olağan yararlarının yanı sıra yaşlı ve yaşlı yakınını bir araya getirmek açısından da çok önemlidir. Egzersizin başlıca yararları arasında kas gücünün artırılması ve kalp-damar sağlığı yer almaktadır. Ayrıca, depresyon belirtilerinin azaltılması, hareket becerilerinin korunması ve sakinleştirici bir etki yaratması açısından da yararlıdır. Bunun ötesinde, egzersiz gücün, esnekliğin ve dengenin korunmasını sağlayarak düşmeye bağlı ciddi yaralanmaların azaltılmasına da yardımcı olur.